Elazığ
03 Nisan, 2026, Cuma
  • DOLAR
    42.26
  • EURO
    49.07
  • ALTIN
    5726.6
  • BIST
    10.641
  • BTC
    103068.32$

İKLİM KRİZİ

03 Nisan 2026, Cuma 11:30
İKLİM KRİZİ

Bugün insanlığın önündeki en büyük tehdit ne nükleer başlıklar ne de eriyen buzullar.

En büyük tehdit; akşam yemeği yerken ekranlardan süzülen çocuk cesetlerini birer istatistik gibi izleyebiliyor oluşumuz. Kanıksıyoruz. Gözümüzün önünde bir dünya yıkılırken, biz sadece kanalı değiştiriyoruz.

Oysa o cansız bedenler, o toz toprak içindeki küçük yüzler birer “görüntü değil; yarım kalmış birer hikâye, susturulmuş birer gelecek. Savaşın soğuk dili rakamlarla konuşur: Şu kadar ölü, bu kadar yaralı.  Ancak vicdanın dili tektir ve sarsıcıdır.

Eğer bir çocuğun ölümü artık canımızı yakmıyorsa, asıl enkaz bizim içimizdedir.

İklim krizi de tıpkı bu çatışmalar gibi sessiz ve derinden bir savaş yürütüyor.

Doğa can çekişirken biz “başka bir bahara” erteliyoruz sorumluluklarımızı. Tıpkı bombalara alıştığımız gibi, kuruyan göllere ve yanan ormanlara da alışıyoruz.

Bu hissizleşme hali, aslında insanlığın kendi intihar mektubudur.

Peki, bu karanlık döngüden çıkış yok mu?

Elbette var.

İnsan kalmak, bugünün dünyasında pasif bir durum değil; bilinçli ve aktif bir direniştir.

Umut, tam da o alışmama inadında gizli. İnsan kalmak için bilinçli bir acı çekme çabasına ihtiyacımız var.

Evet, acı çekmek.

Başkasının yarasını kendi tenimizde hissetmekten korkmamalıyız. Çünkü duyarsızlık bir konfor alanı değil, bir hapishanedir.

Unuttuğumuz, susturduğumuz, kendi bencilliğimizde boğduğumuz vicdanımızın sesine kulak vermeyi hatırlamalıyız. 

Hâlâ itiraz edebiliyorsak, hâlâ bir adaletsizlik karşısında sesimiz titriyorsa, insanlığın ışığı sönmemiş demektir.

Savaşın ve yıkımın ortasında bir fidan dikmek, bir mülteciye el uzatmak veya bir çocuğun hakkını savunmak. Bunlar küçük eylemler değil, dünyanın gidişatına yönelik çok güçlü, itirazlardır.

Dünya sarsılıyor olabilir, insanlık kendini kaybetmiş olabilir, herkes kendi ışığını yaktığında gün ağarmaya başlayacaktır.

Biz bu sarsıntıda birbirimize tutunarak ayakta kalabiliriz. Saldırganların başlarına bomba yağdırdığı çocuklara vicdan borcunuz vardır.

Ödemekten kaçınacak mısınız?

Alışmayacağız, kanıksamayacağız ve her şeye rağmen insan kalmakta direneceğiz. 

Çünkü umut, bir başkasının acısını dindirmek için uzattığımız o elde yaşıyor.

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum