HAKSIZLIĞIN KARŞISINDA SUSMAK
01 Eylül 2026, Salı 13:42
Hayatın en ağır yüklerinden biri, uğradığınız haksızlığı anlatamamak değil; anlattığınız hâlde kimsenin duymak istememesidir.
Haksızlık bazen büyük cümlelerle gelmez. Bir insanın emeğinin görmezden gelinmesiyle başlar. Birinin hakkının başka birine verilmesiyle büyür. Gerçeğin üzerinin örtülmesiyle sıradanlaşır.
Ve en tehlikelisi, zamanla insanların haksızlığa alışmasıdır.
Çünkü adaletsizlik bir kez normalleştiğinde, doğruyu söyleyen kişi “sorun çıkaran”, hakkını arayan kişi “zor insan”, susmayan kişi ise “muhalif” olarak görülmeye başlanır.
Oysa insanın karakteri, güçlü olduğu zaman değil; güçsüzün hakkını savunduğu zaman belli olur.
Haksızlığa uğrayan bir insanın yanında durmak her zaman kolay değildir. Çünkü bazen susmak daha güvenlidir. Görmezden gelmek daha rahattır. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” demek, sorumluluk almaktan daha kolaydır.
Fakat unutulmamalıdır ki bugün başkasının hakkına yapılan haksızlık karşısında susanlar, yarın kendi hakları ellerinden alındığında konuşacak birilerini bulamayabilir.
Adalet yalnızca mahkeme salonlarında aranan bir kavram değildir.
Adalet; iş yerinde emeğin karşılığını vermektir.
Adalet; hak edene hakkını teslim etmektir.
Adalet; makamı, parası veya çevresi olanın değil, haklı olanın yanında durmaktır.
Adalet; yanlış yapanın kim olduğuna bakmadan yanlış diyebilmektir.
Bazen bir insanın hayatında değiştirebileceğimiz tek şey, ona “Sen haksız değilsin, ben seni görüyorum” diyebilmektir.
Çünkü haksızlığa uğrayan insanların en büyük yarası, çoğu zaman yapılan haksızlık kadar yalnız bırakılmaktır.
Bugün bize düşen görev çok basit:
Haksızlık karşısında susmamak.
Her tartışmaya girmek zorunda değiliz. Her kavgaya dahil olmak zorunda değiliz. Ancak doğru bildiğimiz bir konuda sırf rahatımız bozulmasın diye sessiz kalıyorsak, kendimize şu soruyu sormalıyız:
“Ben gerçekten adalet istiyor muyum, yoksa adalet yalnızca bana lazım olduğunda mı değerli?”
Unutmayalım…
Haksızlık karşısında susmak, her zaman tarafsızlık değildir.
Bazen suskunluk, haksızlığın yanında durmanın en sessiz biçimidir.
Ve tarih, kimin ne kadar konuştuğundan çok, haksızlık karşısında kimin dimdik durduğunu hatırlar.


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum